Kiremit çatı hangi yapılarda doğru tercihtir?

Eğimli çatısı olan hemen her yapıda kiremit kullanılabilir, ama her yapıya aynı kiremit gitmez. Karar verirken önce üç şeye bakarız: çatının eğimi, taşıyıcının kaldırabileceği yük ve binanın bulunduğu yerin rüzgâr ile nem yükü. Kadıköy ve Üsküdar'daki eski apartmanlarda çoğunlukla ahşap oturtma çatı vardır; mertek kesitleri bugünün ağır kaplamalarına göre değil, o günün hafif alaturka kiremidine göre seçilmiştir. Böyle bir çatıya kontrol etmeden ağır beton kiremit dizmek, birkaç kış içinde mertekte sehim, mahyada oturma ve kırık kiremit demektir.

Sanayi bölgelerinde tablo tersine döner. Gebze, Dilovası ve Çayırova'daki atölye ve depolarda trapez sac çatılar asidik yağış ve tuzlu nemle birlikte hızla paslanır, mal sahibi kiremide geçmek ister. Bu geçiş yapılabilir; fakat metrekare yükü sacın kat kat üstüne çıkacağı için aşık aralığı ve mertek kesiti mutlaka kontrol edilmeli, gerekiyorsa takviye yapılmalıdır. Statik uygun değilse ısrar etmeyiz, yükü artırmayan alternatifi konuşuruz.

Kiremit çeşitleri: kil, beton ve seramik farkı

Halk arasında hepsine kiremit denilse de aslında üç ayrı malzemeden söz ediyoruz ve üçü aynı çatıda aynı davranmaz. Seçimi çatının baktığı yöne, bölgenin nemine ve taşıyıcının durumuna göre yaparız.

Üç türün de zayıf üretimi piyasada dolaşıyor. Marka isminden önce bakılacak şeyler şunlardır: su emme oranı, don deneyi belgesi ve malzemenin tek partiden çıkmış olması. Farklı partiler arasında hem ölçü hem renk oynaması olur; bu fark çatının ortasında ton geçişi olarak yıllarca gözünüze batar.

  • Kil (toprak) kiremit: Pişmiş kilden üretilir, rengi hamurun kendi rengidir, güneşte solmaz. Nefes alır, don direnci iyidir. Kırılgan olduğu için üstünde yürürken mutlaka tahta basamak kullanılır.
  • Beton kiremit: Çimento, kum ve pigment karışımıdır. Darbeye en dayanıklı olan ve ölçüsü en stabil duran türdür. Buna karşılık ağırdır ve yüzey pigmenti zamanla matlaşır; taşıyıcısı zayıf eski çatılarda ilk tercihimiz olmaz.
  • Seramik kiremit: Yüksek sıcaklıkta pişirilir, sırlı veya engoblu yüzeyi vardır. Su emme oranı çok düşük olduğundan don çevriminden ve yosun tutmadan en az etkilenen türdür. Gölgede kalan, kuzeye bakan çatı yüzeylerinde farkı açıkça görülür.

Marsilya, alaturka ve portekiz modelleri ne işe yarar?

Model seçimi sadece görüntü meselesi değil; her modelin çalışabildiği en düşük eğim ve bindirme mantığı farklıdır. Ümraniye ve Sancaktepe'deki yeni müstakil evlerde çoğunlukla Marsilya, Beykoz ve Sarıyer'deki eski taş yapılarda ise mimari nedeniyle alaturka isteniyor.

Bir çatıda iki farklı model karıştırılmaz. Bindirme kanalları uyuşmadığı için birleşim yerinde su tutar, kışın ilk kuvvetli lodosta o hattan içeri alır. Aynı kural kenar ve mahya parçaları için de geçerlidir.

  • Marsilya kiremit: Presli, oluklu, kilitli tiptir. Yan ve alt kilitleri sayesinde en güvenli su tahliyesini yapar; İstanbul ve Kocaeli'de en yaygın kullandığımız modeldir.
  • Alaturka kiremit: Geleneksel yarım koni formdadır, kilidi yoktur; alt ve üst sıra birbirinin üstüne binerek çalışır. Yüksek eğim ister ve her kiremidin bağlanması gerekir. Restorasyon ve koruma bölgesi işlerinde tercih edilir.
  • Portekiz kiremit: Tek yönde dalgalı, sade görünümlü bir modeldir. Marsilya'ya yakın çalışır, daha az derz görüntüsü verdiği için geniş çatı yüzeylerinde daha düzgün durur.
  • Kenar (rüzgâr) ve mahya kiremitleri: Hangi modeli seçerseniz seçin, aynı serinin kenar ve mahya parçalarını da almak gerekir. Bu parçaları harçla imal etmeye çalışmak, çatının en zayıf noktasını kendi elinizle yaratmaktır.
Kadıköy'de bir apartmanda kiremit aktarması sırasında eski kiremitlerin sökülüp latanın açığa çıktığı çatı yüzeyi

Kiremit çatı için doğru eğim kaç derece olmalı?

Eğim, kiremit çatının tek başına en belirleyici şartıdır. Marsilya ve portekiz tipi kilitli kiremitler pratikte yaklaşık yüzde 30 (16-17 derece) eğimden itibaren güvenle çalışır; bizim tercihimiz yüzde 35 ve üzeridir. Alaturka kiremit kilitsiz olduğu için daha dik ister, yüzde 40'ın altına inildiğinde yağmurun rüzgârla geri tırmanması kaçınılmaz olur.

Eğim düştükçe iki şey artmak zorundadır: kiremidin üst üste binme payı ve alt örtünün kalitesi. Yüzde 30'un altındaki çatılarda kiremidi tek başına su yalıtımı saymayız; altına tam yapışan veya bindirmeleri bantlanmış bir membran şart koşarız. Bakırköy ve Bahçelievler'de sonradan çatı katı yapılmış binalarda sık gördüğümüz manzara şudur: kat kazanmak için eğim düşürülmüş, kiremit aynen dizilmiş, ilk şiddetli yağmurda tavan lekelenmiştir. Böyle bir çatıda çözüm kiremidi değiştirmek değil, alt örtü sistemini baştan kurmaktır.

Lata aralığı ve kiremit döşeme sırası

Kiremit döşeme işi, kiremitler çatıya çıkmadan önce kazanılır veya kaybedilir. Lata aralığı göz kararı atılmaz; seçilen kiremidin üretici tablosundaki görünen boyuna göre belirlenir ve çatının saçaktan mahyaya yüksekliği bu ölçüye bölünerek sıra sayısı önceden hesaplanır. Marsilya kiremitte bu aralık genelde 32-34 cm bandındadır. Hesap yapılmazsa mahyada yarım sıra kalır, usta da o boşluğu harçla doldurmaya çalışır.

Aşağıdaki sıra, hem yeni çatıda hem de aktarma işlerinde sahada uyguladığımız düzendir; adımların hiçbiri atlanmaz, çünkü her biri bir sonrakinin zeminini hazırlar.

  • Mevcut kaplama sökülür, mertek ve aşıklar tek tek kontrol edilir; çürük veya böceklenmiş kereste değiştirilir, sağlamı emprenye edilir.
  • Alt örtü (nefes alan membran) saçaktan mahyaya doğru yatay serilir, bindirmeler en az 10-15 cm bırakılır ve su daima alttaki tabakanın üstüne akacak şekilde çakışır.
  • Mertek yönünde kontrlata (3×5 cm) çakılır. Bu çıta hem membranı sıkıştırır hem de kiremit altında havanın yürüyeceği boşluğu açar; atlanırsa çatı terler.
  • Kontrlatanın üstüne yatay lata çakılır, aralık kiremit tablosuna göre şeritle işaretlenerek gidilir. Saçak sırasında ilk lata bir kademe yükseltilir.
  • Dere sacı, baca etekleri ve duvar dibi bordürleri kiremitten önce yerine konur.
  • Kiremitler saçaktan başlanarak dizilir, malzeme yükleme sırasında çatı yüzeyine dengeli dağıtılır.
  • Kenar ve dere hattındaki kiremitler ölçüsünde kesilir, kesik parça asla dereye serbest oturtulmaz.
  • Saçak, kenar, dere ve mahya hattındaki kiremitler klipslenir; en son kuru mahya sistemi kapatılır.

Alt örtü olmadan kiremit çatı yapılmaz

Kiremit su yalıtımı değildir, su tahliye elemanıdır. Rüzgârla sürüklenen yağmur, kar savrulması ve toz, kilitli kiremitte bile aşağıya bir miktar geçer. O suyu tutup saçağa taşıyacak olan katman alt örtüdür. Bugün kullandığımız malzeme, su geçirmeyen ama içerideki buharı dışarı bırakan nefes alan membrandır. Eski usul bitümlü karton birkaç yıl içinde kurur, çatlar ve altındaki tahtayı çürütür.

Membranın markasından çok serilme biçimi önemlidir. Yanlış yönde bindirme yapıldığında su ekin altına girer ve doğrudan tahtaya iner. Dere hattında membran dere sacının içine kadar sarkıtılır, saçakta ise damlalık sacının üzerine bindirilir ki su oluğa aksın. Bir de havalandırmayı unutmamak gerekir: saçaktan giren hava kontrlata boşluğundan yürüyüp mahyadan çıkmalıdır. Çekmeköy ve Sultanbeyli'de çatı arasını oda yapan evlerde yalıtım malzemesinin saçak boşluğunu tıkadığını sık görüyoruz; sonuç, kışın membran altında biriken yoğuşma suyudur ve ev sahibi bunu çatı akıyor sanır.

Marsilya kiremidin lata üzerine sıra sıra dizilişi; altta nefes alan membran ve kontrlata boşluğu görünüyor

Mahya, dere ve kenar detayları: sızıntıların çıktığı yerler

Çatının en çok su alan noktası düz yüzeyi değil, birleşim yerleridir. Mahyayı hâlâ çimento harcıyla oturtan uygulama yaygın ama yanlıştır. Harç, ahşabın ve kiremidin doğal hareketini kaldıramaz; iki üç kış içinde çatlar, parçalanır, hem su alır hem de aşağı düşer. Bunun yerine kuru mahya sistemi kullanıyoruz: mahya latasının üstüne havalandırma bandı çekiliyor, mahya kiremitleri klipsle vidalanıyor. Bu sistem hem sızdırmıyor hem de çatı arasının nefes almasını sağlıyor.

Dere hattında malzeme seçimi bölgeye göre değişir. Deniz kıyısına yakın Kartal, Pendik, Tuzla, Darıca ve Körfez'de galvaniz sac tuzlu nemle beklenenden erken delinir; buralarda alüminyum veya paslanmaz tercih ederiz. Dere sacı yeterli genişlikte olmalı, ek yerleri suyun akış yönüne göre bindirilmeli ve kiremitler dere ekseninden birkaç santim mesafede bırakılmalıdır. Baca ve duvar diplerinde ise sıva yerine kurşun veya alüminyum eteklik kullanılır; geniş bacaların arka yüzüne suyu yanlara atacak ters dere yapılır.

Rüzgâr klipsi: lodos bölgesinde tercih değil zorunluluk

Kiremidi yerinde tutan asıl kuvvet ağırlığıdır, ama rüzgâr çatı yüzeyinin üstünden geçerken emme etkisi yaratır ve kiremidi aşağıdan yukarı kaldırır. Bu etki en çok saçak sırasında, çatı kenarlarında ve mahya çevresinde görülür. Marmara'da kışın kuvvetli lodos artık istisna değil; Beylikdüzü, Esenyurt ve Başakşehir gibi açık araziye bakan, yüksek blokların rüzgâr koridoru oluşturduğu bölgelerde tek bir fırtınada onlarca kiremidin sokağa düştüğünü görüyoruz.

Kural olarak saçak sırasının tamamını, çatının iki yan kenarındaki sıraları, dere kenarındaki kesilmiş kiremitleri ve mahya altındaki son sırayı klipsleriz. Eğim yüzde 45'i geçiyorsa veya bina yüksek ve açık bir konumdaysa yüzeyin tamamı klipslenir. Alaturka kiremitte klips yerine tel bağlantı veya vidalı sabitleme kullanılır, çünkü kilitsiz form rüzgâra çok daha açıktır. Klips, çatının en küçük malzeme kalemlerinden biridir; düşen tek bir kiremidin altında yaratacağı hasarla kıyaslanamaz.

Marmara ikliminde kiremit çatı seçimi

Bu bölgenin çatıya yaptığı üç ayrı baskı var: yüksek nem, tuzlu rüzgâr ve don-çözülme çevrimi. Nem, kuzeye bakan çatı yüzeylerinde yosun ve liken olarak kendini gösterir. Beykoz ve Sarıyer gibi ağaçlık, gölgeli bölgelerde bu neredeyse kaçınılmazdır; su emme oranı düşük seramik veya kaliteli kil kiremit, yosunun tutunmasını belirgin şekilde geciktirir. Yosun sadece görüntü sorunu değildir, kiremidin oluğunu tıkayıp suyun yanlara taşmasına yol açar.

Don-çözülme, gece donup gündüz çözülen dönemlerde kiremidin gözeneklerine giren suyun genleşerek yüzeyi patlatmasıdır. Kartepe ve Kandıra tarafında, ayrıca İzmit'in yüksek mahallelerinde kar da tutunduğu için don direnci belgeli malzemede ısrar ederiz. Deniz kıyısındaki Gölcük, Başiskele ve Maltepe gibi yerlerde ise asıl aşınan kiremit değil, metal aksamdır: vida, klips, dere ve baca eteklikleri. Buralarda paslanmaz bağlantı elemanı kullanmak, birkaç yıl sonra tek tek akmaya başlayan noktalarla uğraşmamanın en kısa yoludur.

Gebze'de bir müstakil evin çatısında kuru mahya bandı çekilip mahya kiremitlerinin klipsle sabitlenmesi

Sahada en sık gördüğümüz kiremit çatı hataları

Onarım için çağrıldığımız çatıların büyük kısmında sorun malzeme değil, uygulamadır. Aşağıdaki hataların hepsini bu bölgede defalarca gördük ve çoğu, işin başında birkaç saatlik doğru detayla önlenebilirdi:

Kiremit çatı işinde sağlıklı yol, önce çatıya çıkıp mertek, lata, alt örtü ve detayları görmektir. Kimi çatıda birkaç kiremidin ve mahyanın yenilenmesi yeterli olur; kimi çatıda ise kiremidi söküp latayı ve alt örtüyü baştan kurmak, yani aktarma yapmak gerekir. Argi Çatı olarak İstanbul ve Kocaeli'nin tüm ilçelerinde çalışıyoruz; işi Hayrettin Usta yerinde görüp ne gerekiyorsa onu anlatır, gereksiz iş yazmaz. Çatınızda leke, damlama veya kayan kiremit varsa telefon ya da WhatsApp üzerinden ulaşın, keşif için gelelim.

  • Alt örtü serilmeden kiremidin doğrudan lata üstüne dizilmesi.
  • Kontrlatanın atlanması; membranla kiremit arasında hava boşluğu kalmadığı için çatının terlemesi.
  • Mahyanın çimento harcıyla oturtulması ve ilk kışlarda çatlayıp dökülmesi.
  • Lata aralığının kiremit tablosuna bakılmadan göz kararı çakılması, mahyada yarım sıra kalması.
  • Dere sacının dar seçilmesi veya ek yerlerinin ters yönde bindirilmesi.
  • Rüzgâr klipsinin hiç kullanılmaması ya da sadece birkaç noktaya takılması.
  • Kırık kiremidin silikon, köpük veya harçla yamanması; bir sonraki yağmurda suyun yan taraftan gelmesi.
  • Çatı arası izolasyonunun saçak havalandırma boşluğunu tıkaması.
  • Baca dibinin eteklik yerine sıvayla kapatılması.
  • Farklı parti veya farklı model kiremidin aynı yüzeyde karıştırılması.

Sık sorulan sorular

Kiremit çatı kaç yıl sorunsuz gider?

Kiremidin kendi ömrü uzundur; kaliteli kil ve seramik kiremit doğru döşendiğinde on yıllarca yerinde durur. Ancak çatının ömrünü kiremit değil, altındaki alt örtü, lata ve metal detaylar belirler. Genelde önce membran yorulur, dere sacı incelir veya harçlı mahya dağılır. Bu yüzden çatıyı yılda bir, özellikle sonbahar yağmurlarından önce gözden geçirmek ve küçük detayları zamanında yenilemek en doğrusudur.

Eski kiremitler tekrar kullanılabilir mi?

Çoğu zaman kullanılabilir, biz buna aktarma diyoruz. Kiremitler dikkatlice sökülür, altındaki lata ve alt örtü yenilenir, sağlam kiremitler temizlenip tekrar dizilir. Sökme sırasında bir kısmı kaçınılmaz olarak kırılır, bu yüzden aynı model ve renkten yedek temin edilebiliyor olması önemlidir. Kiremitte yüzeysel pullanma, don patlaması veya derin çatlak varsa tekrar kullanmayı önermeyiz; o çatıda kısa sürede aynı noktadan su alırsınız.

Çatım akıyor, sadece kiremit değiştirmek çözer mi?

Genelde çözmez. Akıntının kaynağı çoğunlukla düz kiremit yüzeyi değil; mahya, dere hattı, baca dibi veya saçak bölgesidir. Ayrıca tavandaki leke, suyun girdiği noktanın tam altında olmayabilir; su alt örtü üzerinde metrelerce yürüyüp uzak bir yerden damlayabilir. Doğru yol çatıya çıkıp suyun giriş noktasını bulmak, sonra o detayı düzeltmektir. Kör tahminle kiremit değiştirmek çoğu zaman zamanı boşa harcatır.

Beton kiremit mi kil kiremit mi tercih edilmeli?

Cevap binanın taşıyıcısına ve konumuna göre değişir. Beton kiremit darbeye daha dayanıklıdır ve ölçüsü daha stabildir, ama ağırdır; eski ahşap çatılarda mertek kesiti bu yüke uygun olmayabilir. Kil kiremit daha hafiftir, rengi solmaz ve nefes alır, buna karşılık kırılgandır. Gölgede kalan, nemli ve yosun tutan yüzeylerde ise su emmesi en düşük olan seramik kiremit en az bakım isteyen seçenektir.

Kış aylarında kiremit çatı işi yapılabilir mi?

Yapılabilir, ama işin planlaması değişir. Çatı sökülüp açık bırakılamayacağı için iş küçük bölümlere ayrılır ve her bölüm aynı gün alt örtüsüyle birlikte kapatılır. Yağmurlu ve şiddetli rüzgârlı günlerde çatıda çalışmak hem güvenli değildir hem de membran ve klips montajı sağlıklı olmaz. Acil bir sızıntı varsa önce geçici koruma yapıp gövde işini uygun hava penceresine almak en doğru yöntemdir.

Sac çatıdan kiremit çatıya geçilebilir mi?

Geçilebilir, fakat önce taşıyıcı kontrol edilmelidir. Kiremidin metrekare ağırlığı trapez sacın kat kat üzerindedir; aşık aralığı, mertek kesiti ve mesnetler bu yükü kaldırmıyorsa takviye şarttır. Ayrıca eğimin kiremit için yeterli olup olmadığına bakılır; düşük eğimli sanayi çatılarında bu çoğu zaman uygun çıkmaz. Yapı uygunsa lata ve alt örtü sistemi baştan kurulur, kiremit ondan sonra dizilir.